17 Eylül de 22:55 de binmiş olduğumuz Güney Ekspresine rötar dileklerinde bulunmuştum, sanırım yukarıdan yahut aşağıdan tam olarak nirelerde duyuldu bilemiyorum ama 18 saat sürmesi gereken yolculuğumuz trenden inip köye ayak basana dek 23 saat sürdü, tabi köye varmamız falan 25 saati geçtik (: yolculuk esnasında 2000i aşkın fotoğraf çektim, birçoğu arka arkaya çekildi tabi -100lük seriler halinde olanları da mevcut-, amaç .gif yapı p -daha doğrusu yapmaya çalışı p- hoş bir şeyler elde etmek (: Memleket civarında da 1000e yakın fotoğraf var... Sade ve hoş görünenlerden bazıları zamanla eklenecek, geriye kalan birçoğu ise arşive memleket 2009 olarak kalacak, sanırım onların bir kısmı da tarafımca texture olarak tabir edilen benim ise inatla arka fon olarak tabir ettiğim şekilde kullanılacak ((: Dönüşümüzde 23 Eylül sabahı 4 e 5 kala binmemiz gereken Van Gölü Ekspresi namına o tren sabah 10dan evvel gelirse ne ala atfında bulunmuştum ki sesli bir atıfta bulunmaz olsaymışım keşke, sonuç itibariyle o tren 10:40da istasyona gelebildi, 11 de ise anca kıçını kaldırdı -7 saatlik rötarda elbette şom ağızlı seni nidalarıyla köteği yiyen ben oldum, sevgili anacığım tarafından-

Dönüşümüzün en güzel yanı o 7 saatlik rötar da değildi açıkçası, Develi ilçesini ve Kayseri merkezi gezebilmek namına ben öğlen sularında köyden ayrılmayı teklif etmiştim aile fertlerine... Sevimli geldi onlara da bu fotoğraf çekmeye, gezmeye görmeye meraklı yavrumuzun bir tarafları şişmesin demişlerdi... Gez dolaş derken, makinenin şarzı akşam 9 civarı bitti ve gara geldik... Saat daha 7 iken 12 dereceydi ortalık, ilerleyen vakitte gece 2-3 gibi 5 derecenin altına indi sıcaklık... Yediğim zılgıtı siz düşünün gari... Her şeye rağmen keyifli ve güzel bir yolculuk oldu, bu sabah 5:40da varabildik evimize... Dönüş yolunda pek fotoğraf çekemedim, onca soğuğu, ayazı bir şort ve kalın sayılmayacak nitelikte bir uzun kolluyla ve uykusuz vaziyette atlatınca haliyle trene binince mayışı p uyudum, iki saat uykuyla uyanıklık arasında bir halden sonra kalktığımdaysa tabiri caizse hastalık kokan bir mallık vardı üzerimde..

Velhasıl, rötarla, soğukla, keyifle yolculuk etmek isteyenlere, gidiş-dönüş olmak üzere Güney Ekispiresi (: Babamın, annemin sinirini dindirebilmek amacıyla Ankara ile telefon görüşmesinde sürekli olarak yanlış telaffuz edişinden gayretle dilime yapışmıştır.) tavsiyemdir
